
GSS ya da İşsizlerin Korkulu Rüyası
Önce GSS (Genel Sağlık Sigortası) ile hiçbir ilgim yok. Sadece milyonların bir sorunu olduğu ve meclise gönderilen vekillerin bu konuda mücadelesi olmadığından duyduğum feryatların sesi olabilmek amacıyla yazdığımı belirtmek isterim1 Ocak 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan 5510 sayılı genel sağlık sigortası primleri kanunu milyonlarca kişiyi borca soktu. 2026 yılına göre, ödenen primler ortalama 1982 TL'dir. SGK bu konuda "Geliri brüt asgari ücretin üçte birinin üzerinde olan kişilerin ödemesi gereken genel sağlık sigortası prim tutarı brüt asgari ücretin %6’sı tutarındadır. Bu kapsamdaki genel sağlık sigortalılarının 2026 yılı Ocak ayı ve sonrası için ödemesi gereken genel sağlık sigortası prim tutarı aylık 1.981,80 TL’dir." demektedir
Zaten işsiz veya işsiz kalmışlara yüklenen ya da hayatının baharında anne babasının dizi dibinde oturmaya devam eden 18 yaşını bitirmiş tüm insanların ortak problemi olan GSS uygulaması sonuç itibarıyla iflas etmiş resen yapılan ZORBA BİR uygulamadır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen devletin temel niteliklerinden “Sosyal Devlet” ilkesine, “Herkesin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı”nı tanımlayan 17. maddesine, “ Sağlık Hakkı” ve “Sosyal Güvenlik Hakkı”na, "Ailenin korunması " ilkesi ve diğer ilkelere ilişkin Anayasa hükümlerine ve ayrıca da Onaylanmış Uluslararası Sözleşmelere aykırılık oluşmaktadır
Yaklaşık 12 milyon insanın borç mağduru olmasına ve hatta icralık olmasına vesile olan bu uygulama ya ıslah edilmelidir ya da kökten kaldırılarak sağlık hizmeti verilme şekli değiştirilmelidir.
Bu arada yeşil kart bonkörlüğü bitirilmeli, insanların mutlak surette SGK lı olması için buna mecbur edilmesi gerekir.
18 yaşını bitirmiş gençler BİLHASSA GENÇ KIZLAR , çalışmayan üniversite mezunları, sigortalı olmayıp sağlık giderlerini kendi cebinden karşılayanlar, sigortasız tarım işçileri, ev hizmetlerinde çalışanlar, geçici sözleşmeliler, SGK’lı anne babası olan 20/25 yaşını bitirmiş ancak öğrenim hayatına devam eden ama anne babasından yararlanamayan gençler, anne babası SGK’lı olmadığı için 18 yaşını bitirmiş yetim veya öksüz delikanlı okumuyorsa ve iş bulamadıysa, çalıştırılmayan, babasının getirdiğiyle geçinen, evlenecek günü bekleyen genç kızlar, okumayan ve askerlik nedeniyle SGK’lı iş bulamayan delikanlılar, askerden geldikten sonra hemen iş bulamayanlar GSS mağduru oluyor.
Ayrıca resen tescil ile kişisel geliri ve mal varlığı olmayan kişinin bulunduğu hanenin, evinin genel varlık ve kaynakları düşünülmesi nedeniyle bireysel değil, kişiyi bulunduğu ikametgâhtaki hane halkının gelirini, o kişinin geliriymiş gibi kabul eden mevzuat nedeniyle mecburen GSS primi ödemeye mahkûm eden zihniyet feodal zihniyettir.
Kısaca, örneklerini çoğaltacağımız milyonlarca mağdur devlete borçlu oluyor.
Diyoruz ki, kişi ne borçlu olsun ne de sağlık hizmeti alsın. Varsa parası, anne babasından, yakınlarından destek alarak faydalansın.
Yıllar önce 120 günlük prim hakkı dolmayana SGK hizmet vermiyordu. İnsanlar böyle yaşadılar. Ancak hiç kimse devlete borçlu değildi. Fakirlik kâğıdı alıp ücretsiz muayene olunuyordu ancak insanlar fakirdi. Yoksuldu. Muhtar onaylar hizmetten yararlanırdı.
Bugün yararlansın yaralanmasın herkes otomatikman GSS borçlusu..
Bu yasa ile birlikte; Milyonlarca işsiz çalışamayan vatandaş muayene olamıyor, çünkü borçlu… Binlerce insan bu borçlardan habersiz. Hatta icralık. Yaşı bekleyen emeklilik haklarını bekleyenler bu borçtan habersiz. Taşeron işçiler işe girip çıkma nedeniyle işsiz kalınca mağdur, işe girip ayrılan ya da eşi, babası nedeniyle sigortası borç yazan bayanlar yine mağdur, Mevsimlik çalışanlar mağdur.
Bu borçlar sayesinde aileler dağılıyor, intiharlar ve cinayetler işleniyor. Gencecik insanların kişilik hakları zedeleniyor, daha hayatının baharında binlerce kişi, bankalarda, hastanelerde alış verişlerde hakları elinden alınıyor.
Böyle emri vaki uygulama olamaz. Resmen gasp, resmen soygun olan bu uygulama mağduriyetleri artırmıştır.
GSS rezaleti, GSS saçmalığının biran önce iptal edilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinden faydalanmamış milyonların borcu silinmelidir. Sağlıktan yararlanmış borcu olanlar tedavi giderlerini ödemekle yükümlü tutulmalı, bunun tahsili yoluna gidilerek tahakkuk ettirilen diğer borçlardan kurtarılmalıdır.
Sağlık hizmetinden yararlananlar, yararlanmak isteyenler için sosyal devlet anlayışı üzerinden gittiğimizde uygulama şöyle yapılabilir.
Vatandaş hastaneye geldi. SGK’lı ise sorun yok. Yoksa ücreti alınır. Diyelim ki fakir, yoksul. Geliri yok. Mal varlığı yok. Bunu devletin belirlediği kurumlardan birinden, mesela Maliyeden alacağı yazıyla ispatladı. Üzerine hiç mal varlığı, birinci dereceden yakınlarının miras kalacak geliri olmadığı tespit edilir. Gerekli tedavisi yapıldı, ilacı temin edilir. Bu masraflar vatandaşın borç hanesine yazılır. Paran olduğu zaman getir. Denilir. Bu kişi gelir sahibi olduğunda, mal mülk sahibi veya bir işe girdiğinde, işyeri açtığında, bir girişim için bir bankadan kredi çektiğinde vs. olduğu zaman parası tahsil edilir. Hatta icrai işlem ile tahsil yoluna gidilir. Şimdi hastaneye gitmeyenden bu para alınırsa gasp olur. Zorbalık olur.
Hiçbir geliri yoksa geliri olana kadar beklenmelidir. Faiz işletilmemelidir. Ücretlendirmeler ödeme tarihindeki fiyatlar baz alınarak yaptırılmalıdır.
Vatandaş kendisi prim ödemek istiyorsa ödesin. Ama ödediği prim hem sağlığına hem emekliliğine yarasın. İlla bir yerde çalışmak zorunda bırakılmasın. İşyeri sahibi ya da işçi, memur olma zorunluluğu olmasın. Bırakın çalışmayan ev hanımı da, çalışmayan genç kızda istiyorsa SGK’lı gibi istediği anda prim ödesin. Yasanın bu şekliyle düzeltilmesi SGK’lı kişi sayısını artırır. Sen hem 1900 TL al hem de emekliliğe sayma. Yok böyle bir avanta..
Düzeltilmesi gereken ve asıl gelir kaybettiğiniz, asalakları çoğalttığınız, hile ile kendisini fakir gösterenlerin alaylarına maruz kaldığınız bol kepçe dağıttığınız yeşil kartlardan işe başlayın, o önce o uygulamayı ıslah edin.
16 milyona yaklaşan yeşil kart uygulaması devletin kamburudur. Bu konuda da çok ilginç tespitleri vatandaş olarak yapabiliyorsak devlet neden görmüyor.
Yoksa para ödemeden sağlıktan yararlanan ve birçoğu mal varlığı sahibi olduğu halde tanıdık, eş dost desteğiyle yeşil kartlı olanlardan hesap sormak daha mı zor geliyor.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen devletin temel niteliklerinden “Sosyal Devlet” ilkesine, “Herkesin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı”nı tanımlayan 17. maddesine, “ Sağlık Hakkı” ve “Sosyal Güvenlik Hakkı”na, "Ailenin korunması " ilkesi ve diğer ilkelere ilişkin Anayasa hükümlerine ve ayrıca da Onaylanmış Uluslararası Sözleşmelere aykırılık oluşmaktadır
Yaklaşık 12 milyon insanın borç mağduru olmasına ve hatta icralık olmasına vesile olan bu uygulama ya ıslah edilmelidir ya da kökten kaldırılarak sağlık hizmeti verilme şekli değiştirilmelidir.
Bu arada yeşil kart bonkörlüğü bitirilmeli, insanların mutlak surette SGK lı olması için buna mecbur edilmesi gerekir.
18 yaşını bitirmiş gençler BİLHASSA GENÇ KIZLAR , çalışmayan üniversite mezunları, sigortalı olmayıp sağlık giderlerini kendi cebinden karşılayanlar, sigortasız tarım işçileri, ev hizmetlerinde çalışanlar, geçici sözleşmeliler, SGK’lı anne babası olan 20/25 yaşını bitirmiş ancak öğrenim hayatına devam eden ama anne babasından yararlanamayan gençler, anne babası SGK’lı olmadığı için 18 yaşını bitirmiş yetim veya öksüz delikanlı okumuyorsa ve iş bulamadıysa, çalıştırılmayan, babasının getirdiğiyle geçinen, evlenecek günü bekleyen genç kızlar, okumayan ve askerlik nedeniyle SGK’lı iş bulamayan delikanlılar, askerden geldikten sonra hemen iş bulamayanlar GSS mağduru oluyor.
Ayrıca resen tescil ile kişisel geliri ve mal varlığı olmayan kişinin bulunduğu hanenin, evinin genel varlık ve kaynakları düşünülmesi nedeniyle bireysel değil, kişiyi bulunduğu ikametgâhtaki hane halkının gelirini, o kişinin geliriymiş gibi kabul eden mevzuat nedeniyle mecburen GSS primi ödemeye mahkûm eden zihniyet feodal zihniyettir.
Kısaca, örneklerini çoğaltacağımız milyonlarca mağdur devlete borçlu oluyor.
Diyoruz ki, kişi ne borçlu olsun ne de sağlık hizmeti alsın. Varsa parası, anne babasından, yakınlarından destek alarak faydalansın.
Yıllar önce 120 günlük prim hakkı dolmayana SGK hizmet vermiyordu. İnsanlar böyle yaşadılar. Ancak hiç kimse devlete borçlu değildi. Fakirlik kâğıdı alıp ücretsiz muayene olunuyordu ancak insanlar fakirdi. Yoksuldu. Muhtar onaylar hizmetten yararlanırdı.
Bugün yararlansın yaralanmasın herkes otomatikman GSS borçlusu..
Bu yasa ile birlikte; Milyonlarca işsiz çalışamayan vatandaş muayene olamıyor, çünkü borçlu… Binlerce insan bu borçlardan habersiz. Hatta icralık. Yaşı bekleyen emeklilik haklarını bekleyenler bu borçtan habersiz. Taşeron işçiler işe girip çıkma nedeniyle işsiz kalınca mağdur, işe girip ayrılan ya da eşi, babası nedeniyle sigortası borç yazan bayanlar yine mağdur, Mevsimlik çalışanlar mağdur.
Bu borçlar sayesinde aileler dağılıyor, intiharlar ve cinayetler işleniyor. Gencecik insanların kişilik hakları zedeleniyor, daha hayatının baharında binlerce kişi, bankalarda, hastanelerde alış verişlerde hakları elinden alınıyor.
Böyle emri vaki uygulama olamaz. Resmen gasp, resmen soygun olan bu uygulama mağduriyetleri artırmıştır.
GSS rezaleti, GSS saçmalığının biran önce iptal edilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinden faydalanmamış milyonların borcu silinmelidir. Sağlıktan yararlanmış borcu olanlar tedavi giderlerini ödemekle yükümlü tutulmalı, bunun tahsili yoluna gidilerek tahakkuk ettirilen diğer borçlardan kurtarılmalıdır.
Sağlık hizmetinden yararlananlar, yararlanmak isteyenler için sosyal devlet anlayışı üzerinden gittiğimizde uygulama şöyle yapılabilir.
Vatandaş hastaneye geldi. SGK’lı ise sorun yok. Yoksa ücreti alınır. Diyelim ki fakir, yoksul. Geliri yok. Mal varlığı yok. Bunu devletin belirlediği kurumlardan birinden, mesela Maliyeden alacağı yazıyla ispatladı. Üzerine hiç mal varlığı, birinci dereceden yakınlarının miras kalacak geliri olmadığı tespit edilir. Gerekli tedavisi yapıldı, ilacı temin edilir. Bu masraflar vatandaşın borç hanesine yazılır. Paran olduğu zaman getir. Denilir. Bu kişi gelir sahibi olduğunda, mal mülk sahibi veya bir işe girdiğinde, işyeri açtığında, bir girişim için bir bankadan kredi çektiğinde vs. olduğu zaman parası tahsil edilir. Hatta icrai işlem ile tahsil yoluna gidilir. Şimdi hastaneye gitmeyenden bu para alınırsa gasp olur. Zorbalık olur.
Hiçbir geliri yoksa geliri olana kadar beklenmelidir. Faiz işletilmemelidir. Ücretlendirmeler ödeme tarihindeki fiyatlar baz alınarak yaptırılmalıdır.
Vatandaş kendisi prim ödemek istiyorsa ödesin. Ama ödediği prim hem sağlığına hem emekliliğine yarasın. İlla bir yerde çalışmak zorunda bırakılmasın. İşyeri sahibi ya da işçi, memur olma zorunluluğu olmasın. Bırakın çalışmayan ev hanımı da, çalışmayan genç kızda istiyorsa SGK’lı gibi istediği anda prim ödesin. Yasanın bu şekliyle düzeltilmesi SGK’lı kişi sayısını artırır. Sen hem 1900 TL al hem de emekliliğe sayma. Yok böyle bir avanta..
Düzeltilmesi gereken ve asıl gelir kaybettiğiniz, asalakları çoğalttığınız, hile ile kendisini fakir gösterenlerin alaylarına maruz kaldığınız bol kepçe dağıttığınız yeşil kartlardan işe başlayın, o önce o uygulamayı ıslah edin.
16 milyona yaklaşan yeşil kart uygulaması devletin kamburudur. Bu konuda da çok ilginç tespitleri vatandaş olarak yapabiliyorsak devlet neden görmüyor.
Yoksa para ödemeden sağlıktan yararlanan ve birçoğu mal varlığı sahibi olduğu halde tanıdık, eş dost desteğiyle yeşil kartlı olanlardan hesap sormak daha mı zor geliyor.
Bu vesile ile, şu haberi verip yazımızı noktalayalım. Kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçildi. Düzenleme kapsamında, 1 milyon 477 bin kişinin ödeyemediği toplam 3,2 milyar liralık GSS primi borcu silinmiş oldu.
Devlete GSS prim borcunuz var mı, buraya tıklayarak sorgulayabilirsiniz.
Devlete GSS prim borcunuz var mı, buraya tıklayarak sorgulayabilirsiniz.
@hastaneden

Sosyal Bağlantılar