
Hastalık Uydurup İlaç Üretiyorlar.. İnsanlık Düşmanı İlaç Firmaları.. ya da Hastalık Tüccarları..
Artık ne derseniz deyin. İnsanlar ilaçlardan tedavi olamadıklarını anlamaya başladı. Geleneksel ya da Nebevi Tıp sektörünün giderek gelişmesi bu konuda yanılma payının olmadığını göstermeye başladı. Neden ilaç sektörü güven endeksinde kaybetmeye başladı. Bunun n güzel göstergesi de pandemi sonrası aşı güvensizliği ardından hastalara verilen ilaçlar, birden patlak veren ölümler.. Doktorların bilgisizliği, yaşatmaya değil öldürmeye çalışan laboratuvar çalışmaları, beyin ölümleri, beyne pıhtı artması, gereksiz kalp ameliyatları ve göz hastalıklarında sonuç alınmayan tedavi şekilleri ve her işin başında para kazanma hırsı unutulan Hipokrat yemini.
Bebek katillerinin patlaması, organ mafyasının tükenmeyen varlığı ve mantar gibi çoğalan kısa sürede iflas eden özel hastaneler furyası..
Sağlık sektöründe döner sermayenin kar getirmesi için yapılan çabalar...
Dünya ilaç endüstrisi bugün bazı kesimler tarafından halk sağlığı yararına değil, tam tersi zararına hizmet eden bir sektör olarak suçlanmaktadır. Tedavi satmak için yeni hastalık icat edildiği, kanserin çaresinin kar amacıyla gizlendiği, aşılarla şifa dağıtmaktan çok toplumların zehirlendiği ve benzeri birçok komplo teorisine inanan kişi sayısı gün geçtikçe artmaktadır.
Dünya ilaç endüstrisi bugün bazı kesimler tarafından halk sağlığı yararına değil, tam tersi zararına hizmet eden bir sektör olarak suçlanmaktadır. Tedavi satmak için yeni hastalık icat edildiği, kanserin çaresinin kar amacıyla gizlendiği, aşılarla şifa dağıtmaktan çok toplumların zehirlendiği ve benzeri birçok komplo teorisine inanan kişi sayısı gün geçtikçe artmaktadır.
Buna ilaveten zam alabilmek için ilaçların pazardan çekilmesi, hastaların mağdur edilmesi, ilaç firmalarının oyun üstüne oyun oynaması...
Sokaktaki insanı aptal gibi gören sektörünün doymazları adeta insanları kobay gibi kullanmaktadır. İlaçlarını satabilmek için sayısız doktora önlenemez rüşvetler sunmakta, doktor olana kadar kuru ekmeğe talim eden, sosyal hayatı olmayan kitleye pembe rüyalar yaşatılması sektörün artık kanalizasyona dönmesine neden oldu. İlaç sektörünün maşaları pazarlamacıları da para kazanma, prim elde etme ilkesi ve ayakta kalabilme hırsı acımıyorlarsa acıma, ilacı pazarla primi kap, lüks hayat üçgeni içinde red olunmaz tekliflerle tedavi etmeyen ilaçları pazara sokmaya çalışıyor.
Her hastalığa aynı ilacı veren, nasılsa halk şikayet edemiyor, bir daha ilaç yazmaya gelir,, ölürse ölür yaşarsa yaşar adam sende mide bulandırıcılığı ile salla başını al maaşı sorumluluğunda ATM önlerine koşmayı ilke olarak benimseyen sözde doktorların reçetelenmeleri ile alın size hasta bir toplum.
Yıllar önce bu konuya yakın bir yazı okumuştum. Hastalık Tüccarlarını kelimesi o zamanlardan beri beynimin kıvrımlarında yer etmişti. Söz oradan..
Sokaktaki insanı aptal gibi gören sektörünün doymazları adeta insanları kobay gibi kullanmaktadır. İlaçlarını satabilmek için sayısız doktora önlenemez rüşvetler sunmakta, doktor olana kadar kuru ekmeğe talim eden, sosyal hayatı olmayan kitleye pembe rüyalar yaşatılması sektörün artık kanalizasyona dönmesine neden oldu. İlaç sektörünün maşaları pazarlamacıları da para kazanma, prim elde etme ilkesi ve ayakta kalabilme hırsı acımıyorlarsa acıma, ilacı pazarla primi kap, lüks hayat üçgeni içinde red olunmaz tekliflerle tedavi etmeyen ilaçları pazara sokmaya çalışıyor.
Her hastalığa aynı ilacı veren, nasılsa halk şikayet edemiyor, bir daha ilaç yazmaya gelir,, ölürse ölür yaşarsa yaşar adam sende mide bulandırıcılığı ile salla başını al maaşı sorumluluğunda ATM önlerine koşmayı ilke olarak benimseyen sözde doktorların reçetelenmeleri ile alın size hasta bir toplum.
Yıllar önce bu konuya yakın bir yazı okumuştum. Hastalık Tüccarlarını kelimesi o zamanlardan beri beynimin kıvrımlarında yer etmişti. Söz oradan..
Aklımda kaldığınca o yazıdan söz edeyim..
Yazı, büyük ilaç tröstlerinin sağlıklı insanlara ilaç satmak üzere geliştirdikleri pazarlama taktiklerini, doktorlara yönelik manipülasyonları, tıp kongrelerinin, sağlık otoritesi kabul edilen kurumların ilaç üreticileriyle çıkar ilişkilerini, kolesterol, yüksek tansiyon gibi bazı risk faktörlerinin başlı başına birer hastalık olarak markalaştırıldığını, bunun dışında yepyeni hastalıklar "icat" edildiğini, vücudun doğal süreçlerinin medya marifetiyle derhal ilaç kullanılması gereken durumlar olarak kodlanıp korku tellallığı yapıldığını, ilaçların yan etkilerinin gizlendiğini, ilaçlara bağlı ölümler nedeniyle devam eden davaları... Daha neleri neleri... O kitabı bulup okuyun. Yukarıda yazdıklarım o kitapta yazılanların yüzde biri bile etmez.
Yazı, büyük ilaç tröstlerinin sağlıklı insanlara ilaç satmak üzere geliştirdikleri pazarlama taktiklerini, doktorlara yönelik manipülasyonları, tıp kongrelerinin, sağlık otoritesi kabul edilen kurumların ilaç üreticileriyle çıkar ilişkilerini, kolesterol, yüksek tansiyon gibi bazı risk faktörlerinin başlı başına birer hastalık olarak markalaştırıldığını, bunun dışında yepyeni hastalıklar "icat" edildiğini, vücudun doğal süreçlerinin medya marifetiyle derhal ilaç kullanılması gereken durumlar olarak kodlanıp korku tellallığı yapıldığını, ilaçların yan etkilerinin gizlendiğini, ilaçlara bağlı ölümler nedeniyle devam eden davaları... Daha neleri neleri... O kitabı bulup okuyun. Yukarıda yazdıklarım o kitapta yazılanların yüzde biri bile etmez.
İnsanlık nasıl bir girdapta öğrenmelisiniz.
Sürekli hastalık üreten, ardından ürettiği ilacı pazarlayan, pazarladığı ilacın da o hastalığa kısmen çare olduğunu yeni hastalıklara nasıl yol açtığını gördükçe hayattan değilse de ilaç sektöründen sınırsız bir nefret edeceğinizi bilmelisiniz.
Genelde bildiğimiz yüksek tansiyon, depresyon, kolesterol, menopoz, sosyal anksiyete, dikkat eksikliği sendromu, osteoporoz, bağırsak sendromu, regl rahatsızlıkları , lazerle göz tedavisi, akıllı mercek oyunları, kafa yapıcı ilaçlar, uyuşturucu bağımlılığıma götüren ilaçlar, psikolojik testler daha neler enler..
Sağlıcakla kalın.
Şimdilik bu kadarı bilin..
Erol Kara - @hastaneden

Sosyal Bağlantılar